=o))

Hayirli cumalar :S

2 haftadir cennet gibiydi hava.. Sonunda yine bozdu yine gri Almanya..
Usuyerek falan uyandim.. Izmir'de sanirim terlikler sortlar giyilmeye
baslanmis :: pek kiskandim acikcasi.. Havuz planlari yapiyorduk bugun
hava guzel olursa diye de hahah subat sanki hava..
Gecen gunlerde kampüs alaninda devasamı desem ucsuz bucaksizmi
desem bir parti yapildi.. Her kosede bir dj bir baska muzik falan..
Tamam cok guzeldide insanlarla birbirimizi kaybetmekten eglenemedik
o kadar karambol bi ortamdiki herkez birbirini ariyordu::
Bide genellikle cok farkli calinan muzikler:: Almanlarin popüler müzik
anlayisi yani.. Ne bileyim boyle mars gibi falan geliyo hepsi bir agizdan
soyluyo hipnotize olmus gibi dansediyo hepsi::
Eglencede bile robotuz demek istiyorlar yani sanirim :S Asıl muhabbet
parti öncesindeki mangal partisiydi.. Herkez yicegini icecegini getirmis
ortada 4 mangal, mangal basina 2 ülke seklinde bolustuk hatta arkadaslar
sagolsun ortasindan sinir bile cektik bizim alanimiza domuz girmeyecek
diye:: Ama nasil ozlemisim varya lokum gibiydi o tavuk sanirim 3 aydir
falan yoktu mangal hayatimda..Ne kadar kendimizden gecerek yedigimizi
anlamaniz icin hemen asagiya su fotografi birakiyorum :D Turk tayfasinin
bir kismi ve israilli bacimiz ; ( o degil de benim agzimdakine ne demeli:D)









Gecen gun arkadasla konusurken, bir erasmus ogrencisi olarak hayatimizin
harbiden acaip guzel oldugunu falan dusunduk.. Yani yoklama kaygisi olma-
yan okullarda okumak, nasil olsa misafiriz diyerek her konuda rahat davranmak
haftanin 4 gunu parti.. Onlarca farkli kulturle birlikte yasamak..Ama sunu da
farkettim er yada gec :D ; bazen kendilerini kandirsalarda, erasmus ogrencileri
(bende dahilim) bir gun, daha dogrusu ortalama 1,5 - 2 ay sonra, bu samatanin
biteceginin ve herseyin normale doneceginin farkindayiz.. Dolayisiyla direk
sömürü direk geyik hersey.. ( Tabi sorumluluklari sallamadan.. o kadarda
degil) Ama iste inceden adami yoran yipratan bir tarafida var.. Cunku cok
yogun.. Yani yorucu degil dinleniyorsun gonlunce ama tempo yogun.. Monoton
degil..Her iki haftada bir sanki altyapi degisiyo ve bambaska bir yerde gibi
hissediyorsun kendini... Geldigimden beri senaryo sanirim 5-6 kere degismistir..
Oncelikle bilinmezlik - karanlik, yanlizlik, ilk arkadaslarla tanisma, diger
erasmus gruplariyla tanisma, okulun baslamasi, ortami benimseme..Sanki hepsi
birbirinden kopuk farkli evreler farkli filmler gibi... Bakalim daha kac evre degisti-
recegim... Kisacasi monotonlugu ozlemeye basladim diyebilirim :S:S
Yogun demisken mesela bu gece de Amerikali hatun arkadasimiz Laila'nin dogum
gunu.. Buda ona yaptigim sacma dogum gunu hediyesi:: Kisisel bir pogaca tarifi
kitabı.. Kendisi pogacayi cok seviyoda:: Hatta ara sira yapip yiyoruz patlarcasina::
haehea:: Neyse yav gorusuruz sonra.

Simit Sarayi Prensi Ozy...

Evet bu lakabı sabah sakallarimi keserken sadece bıyık bırakinca taktim
kendime:: Sayılmayacak kadar fazla bıyıgım olsada yine dagilima bakinca
yanlara dogru cogalmasi bana harbiden kedi goruntusu veriyor...
Simit ve simitci kavramlarindan soz etmisken evet bu hafta gercekten
acaip tutumlu bi haftaydi benim icin.. Avroya meydan okuyorum meydan!
Bu tribi devam ettirip daha fazla gezip görmeye bakmaliyim diye
dusunuyorum.. Dünyanin en iyi 100 afisi sergisi acilcakmis Berlinde..
Mesela onu kacirmamam lazim.. Tren diyoruz ucuzdur diyoruzda afedersiniz
kimi zaman ucaktan bile pahali oluyorlar.. Bi sekilde bakicam basimin care-
sine artik.. Berdus bir hafta gecirsemde guzeldi bu hafta baya.. Fransiz
arkadaslar gercekten ovunmekte hakli olduklari peynirleri ve saraplari ile
guzel bi parti verdiler... Bugune kadar zevkini cikarsamda tam anlamiyla
hakkini veremedigimi anladim o sarap peynir kavraminin.. Buradayken
alabildigimce bilgi almaya bakiyorum onlardan..
Bir diger gelisme de çarsamba gunu Türkiye'den gelen bölüm baskanimiz
Ulufer Tekerin bu okulda yaptigi sunumdu.. Sunuma sicak kanli Almanlar
saolsun ilgi gayet fazlaydi...(???) Bu arada okulun fotolarini gorunce vallaha
anilarim pek bi depresti.. Hala cozemedigim mimarisiyle o bombos arazinin
ortasindaki yesil bina yiginlari haha:: Neyseki seneye de ordayim:: Umarim
o son sene olur ama:: Bir diger guzellik ise, dun arkadaslarla gittigimiz bit
pazari idi.. Neden daha once gitmedim diye saclarimi yolacaktim..Cunku
bulabileceginiz hersey var.. Ve acaip ucuz fiyatlara.. Arkadas 12 euroya bi
bisiklet aldi mesela.. Biri de 6 euroya gitar aldi falan:: Eski eski binlerce sey
tr deki bit pazarlarinin imajı da yok ustelik:: Ayrica acaip genis bi gida bö-
lümü de var peynirinden etine hersey.. Sebze meyve bölümü tabi ki Türklerin
elinde.. Adamlar nasil ne sekilde ele gecirmislerse.. Manavci amca tipleriyle
adeta bir Türk pazarindaydim sanki dün:: Aksam da Matrix adinda dev bir
mekana gittik Bochumda.. Her odasinda farkli müzik çalan dev clublardan
biri.. Adamlar isiklandirmalarla dekorlarla öyle bi ambiyans yaratmislar ki
direk moda giriyosun haha.. Tabi aptal kafam fotograf makinasini unuttugu
icin buraya koyamayacagim...Bugunki entry'nin görseli su asagida gordugunuz
yaratik...Daha dogrusu yaratiklar.. Ögrendigim uzere mevsim itibari ile geliyor
larmis ormana yesilliklere.. Hani zararsizlar falan ama pek bi iticiler..
Aynen asagida belirttigim ozelliklere sahipler.. Kafama konan ilkini malesef
14 parçaya ayirdim kapinin önünde hala parçalari mevcut.. Hatta kuru yaprak
gibi böyle:: Ama ikincisiyle aramizdan su sizmiyo.. Kapinin önünde duruyo oda
sabit sekilde.. Tam öldürecekken kulun kölen olayim abim kapinda bekler
geleni gideni kollarim deyince bende affettim... Muhabbeti de iyiymis.. Iyıkı
oldurmemisim..
Bu arada pazartesi gunleri hic dersim isim gucum olmadigi icin uzun suredir
pazartesi sendromu yasamiyorum.. Nede guzeldi o sendrom o huzursuzluk...
Millet erkenden yatiyor ama ben sefa pesinde kosuyorum haehea:: Yarinda
calisip yemek yapmayi dusunuyorum...Patlican musakka tarzi birsey :S
Neyse yav.. Hafta ici gorusuruz..