
Of odamdaki tuvalette bir havalandırıcı var..
Işık on saniye açık kalırsa, devreye giriyor fan
ve ışığı kapatmana rağmen 3567 dakika susmuyor.
Geceleri aynen bu şekilde uyumaya çalışıyorum..
Söksemmi napsam..
Kredi verin lan bana!
Ovv en son yazının üzerinden 4 gün geçmiş.. Varya hayatımda hiç bu
kadar yardıma muhtaç hissetmemiştim kendimi.. Gerçekten
leb demeden leblebiyi anlamıyor burdakiler.. Tek ihtiyacım olan
ders kredilerini tutturmak ve hangi dersin kaç krediye sahip olduğunu
öğrenmek.. Herkez beni başka birine yönlendiriyor.. Pazartesiden
beri maymun oldum kapı kapı dolaşıyorum okulla ilgili olarak...
Ama almak istediğim güzel dersler var diyebilirim.. Öncelikle
teknik ağırlıklı bir okul olduğu için böyle ne bileyim tasarım programları
ve bunların eğitimine çok önem veriliyor.. O yüzden istediğiniz
her türlü programın, temel - orta ve üst seviye şeklinde, seviyenize
göre bulabileceğiniz bir sınıfı var.. Ben bunlardan Flash ve After Effects'i
alayım diyorum.. AE bilmeyeni adamdan saymıyolar buralarda haehea:D
Onun dışında, deneysel tasarım dersi var böyle kitap tasarımı falan gibi
şeylerin yapıldığı..Birazda serbest bi ders böyle saçma fikirlere ve malze-
melere açık..Bunun dışında müzik temalı grafik ve illustrasyon derslerini
ve ''Pimp My Mtv'' adındaki çatlak dersi almayı düşünüyorum tipografi
adına.. Of heyecanlıyım böyle artık şu bürokrasi bıdılarını geçip
derslere odaklanmak istiyorum... Şu kredi olaylarını halletsem gerisi
bal kaymak gibi gelirde..
Bu arada okul konusunda en beğendiğim şey şu ki; okulunuzu siz yaratı-
yorsunuz.. Birkaç gün boyunca hocalar, anfiye gelip derslerini tanıtıyorlar
bir kaç seans halinde.. Sen kafandaki soruları ve ayrıntıları soruyorsun..
Kafana yatarsa alıyorsun o dersi..Bence çok kıyak hatta harika!! Tabi
ulaşman gereken bi baraj var saat konusunda..
Sosyal anlamda çok alıştım buralara.. İngilizce ana dil, Almanca 2. dil
gibi.. Gavur oldum çıktım hahaha :D En bomba olay, her çarşamba
diğer yurttaki Spunk adlı barda parti olması.. Ve en inanılmazı;
Tekila ve Bira 50 cent yani 1 milyon türk parasıyla :S
Yurttaki tiplerlede tam 23 nisan muhabbet.. Bir arkadaş grubu oluş-
maya başladı tam olarak şöyle ülkeler:D : İsrail - Finlandiya - Çek Cumh.
Amerika - Avusturya - Türkiye :S hafta sonu bu grupla Kölne gidelim
diyoruz.. ( Bu arada herkez inanılmaz dakik.. Acaip programlı..anlayamıyorum
nasıl )
Yukarda adı geçen Amerikalı arkadaşımız, Leila adında Alman Kültür ve
Edebiyatı okuyan bir genç kızımız. Kendisi poaça yemekten patlayacak resmen
Varsa böyle fırın işi poaça tarifi bilen bana mail atsın.. Yapmaya çalışalım
burda :D
Buyur Yigenim

Şehir merkezinde aynen yandakine
benzeyen bir dönerci var.. Yozgatlı bi
abi.. Çok korkuyorum kendisinden..
Mümkün olduğu kadar dükkanın
önünden geçmemeye çalışıyorum..
Geriliyorum göz göze gelince..:S
Baba beni okula gönder:D
Saati ileri almayı unutarak yaşadığım uyumsuzluğu henüz atlattım.
Ay sonu bir türlü geçmek bilmiyor sanki.. Çünkü şu lanet derslerleri
araştırıp alacağım derslere karar vermemin üstünden 1 haftaya yakın
geçti ve çok sıkıldım artık sanırım projelerle ilgilenip boş zamanların
daha da kıymete binmesini istiyorum.. Havalarda ısınıyor gibi gerçi..
Geçen cuma, ilk Erasmus partime katıldım.. Dünyanın dört bir
yanından gelmiş bir ton değişik yüz, bir ton değişik isim.. Hepsiyle
tanıştığıma memnun oldum gerçi ama çok azının ismini aklımda
tutabildim sanırım:D Gayet güzeldi gerçi..Eğlenmek için bir araya
gelmiş sevimli insanlar:: Bu arada ne şanslıyım ki hangi tiple
tanıştıysam, hepsi Türkiye'ye gelmek için can atıyo, hepsi Türk
kültürüne ve insanlarına hasta.. E canımı yesinler tabi gelsinler
rakımı çayımı esirgemem:S
Pazar günü hava mis gibiydi adeta..Yurttaki arkadaşım Anna ile, şu
geçen gün bahsettiğim şu K20 denen müzeye gittim Düsseldorf'taki.
Hani böyle paso sergi gezeyim müze gezeyim kaygım yok ama
yıllardır göz aşinası olduğumuz bi çok ünlü ressamı görmek harbiden
bi hoş yaptı içimi.. Dali'sinden Picasso'suna, Lichenschtein'dan
Mirosuna Pollock'una bi ton tanıdık çalışma gördüm..
Çok da ferah bi sergi salonuydu.. Görevlilerden hiç biri, paranoyaya
bağlayıp bakışlarıyla bizi rahatsız etmiyordu.. ( bilmiyorum hep
gerilirim onlar ağır adımlarla yürürken sergi mekanında..)
Of bu arada yamyam Almancamı ilerletmeye çalıştıkça, karşıma
bir Türk çıkıyor veya birisi yabancı olduğumu anlayıp İngilizce
konuşmaya başlıyor.. Yakında gaza gelip ''Sadece Almanca Konuşun!'
Diye uyarıcam herkezi:S Düşünsenize bi pizzacıya girdim İtalyan
herkez belli.. Kasadaki eleman bi süre Türkiye'de yaşamış bana
oo kardeş neresindensin falan dedi.. Gelde gülme.. Her yerdeyiz:D
Bide bi olaya denk geldim bugun kameralarin önünden geçtim
belki televizyonlarda görünürüm diye de bilmiyorum..
Olay şuydu; Almanya'daki Türk okullarında, Türkçe dil eğitimi
hafifletilmeye çalışılıyormuş, emekli olan Türk öğretmenlerin
yerine, Alman öğretmenler atanıyormuş..Bunu öğrenip ayaklanmış
binlerce Türk.. Bende girdim aralarına beş dakkada.. Slogan falan
saydırmadım:S Ama çok etkileyiciydi görseniz...
Neyse.. Salıyı iple çekiyorum.. Başlasın artık okul..
Görüşürüzz::