=o))

Le blog :S

. Japon oda arkadaslarimizdan biri yerine, bir Danimarkaliyi uyurken bulmak

. 4 gundur yikanmamanin verdigi eziyet

. Dandik fransiz klavyesi

. Ceset gibi uyumak

. 18 koreli kizdan olusan urkutucu turist kafilesi

. Tren garindan alinan Louvre ,uzesi biletinin daha pahali olmasi ve kazigi

yemek

. Louvre da kaybolmak ? cikisi bulamamak, kafayi yemek

. Mona Lisayi gorunce kendini bir garip hissetmek

. parmak arasi terligin dunyanin en rahat seyi olmasi

. serce parmagimin tirnaginin ne hikmetse yana dogru fazla uzayip yanindaki

parmagin sol tarafina batmasi ve kanatmasi

. Champs Ellyse de ( dogrumu yazdim bilmiyorum) dunyanin en guzel tartini

yemek

. Kardesimin haritayla kafayi siyirmasini izlemek ve anlam verememek

. Notre Dam i gezmek, gezerken diger turist kafiulelerin rehberlerini dinleyerek

belese bilgilenmek, kulturlenmek

. Oturdugumuz bir parkta insanlarin, kardesimi fotografci olarak kullanmasi

. Parisin dunya turistlerinden uzak, mukemmel sokaklarini kesfetmek ve tribe girmek

. Kesme maras ve italyan dondurmasindan sonra dunyanin en guzel dondurmasini

yemek

. Odaya geri dondugumuzde diger Japonun hala uyuyo olmasi..Dolayisiyla

zehirlenerek oldugunu dusunmek..

. Ressamlar tepesinde sarap icerek huzura ermek

. Son gece, isikli Eiffel i gorup gaza gelmek, oraya gitmek

. Vay ak paristeyim diye dusunurken sarabin etkisiyle uyuklamak, kardesimin sizmasi

. Kafalar beton, zar zor hostele donmek

. Japonun hala uyuyo olmasi, kardesimin uykusunda konusmasi

. Japonun sabahta uyuyo olmasi..

. Trenlerden birini kacirarak saatlerce garda surunmek..

. Isemenin 1 ytm sicmanin 5 ytl olmasi ( garda)

. Dijon da, donerci bir Turk cocuga ( kere falan adres sormak

. Dijon'un seker sevimli baykus maskotu

. Hostel bulamamak, yagmuru goze alarak cadirsiz bir sekilde kamp alanina gitmek

. Fransiz halkinin birbirinden kibar olmasi...

. Sarap icip uyumaya calisirken, bir mucize uzerine, iki sevimli Alman kizin bize

cadirlarinda bos yer olduklarini soyleyerek davet etmeleri

. Dijonun, gastronomi kenti olmasi ve en saglam magazalardan birinde bizim

kabak cekirdeginin satilmasi

. Mukemmel Dijon hardallari, kekleri, kurabiyeleri, sekerleri; saraplari, larilerilari

. Parkta, genc ciftler gibi yiyisen +45 yas bir cift gormek

. Koca sehirde 4 internet kafe olmasi, ama her yerde wifi olmasi

. Yuzyillar oncesinden kalma bir baykusa dokunarak dilek tutmak

. Sadece dondurulmus gidanin satildigi bir super market gormek :S

. Kil ve milliyetci fransizlardan bilgi almaya calisirken, ' kim ingilizce konusmak ister?
diye sorarak zor durumda birakmak

. Pembe sarap icerek uyuya kalmak:: hhaehae

. Dijon tren istasyonunun tadilatta olmasi ve hicbirseyi bulamamak

. Arap ve zenci kirmasi melez insanlarin, dunyanin en guzel yaratiklari olmalari

. Fransiz kizlar sabaha kadar ingilizce konussa dinlerim!! diye dusunmek...