=o))

1. aydan 5 seçmece foto;

1. ay çektiğim fotolara bir göz gezdirdim ve ilgimi çekenleri şöyle
bir koymak istedim.. Bu arada arkadaşlarımın yorumları üzerine
artık daha fazla foto koymaya çalışacağım. Şehir, okul ve tasarım ile
ilgili.. İlginç bir reklam sergisi var Düsseldort' da.. Yakında sınıftakiler
ile ona gideceğiz.. Takipteyim..



Ana kampüs binasındaki tuvalet piktogramları..
Gerçekten çok başarılı..










Kaldığım semt Hacheney'e giden metronun
koltukları.. Hollandaya 1 saat uzaklıkta
diye midir nedir pek bi De Stijl etkisinde
sevgili koltuklar::








Ana tren istasyonu yakınlarındaki bahçemsi.
Bu mevsimde bu tarz ağaçların hastasıyım..
Bu arada bütün boşlukları bu şekilde değerlen-
diriyorlar ve paso övünüyorlar bununla..
Haklılar bence.. Taş toprak arazi olmasından
iyidir..






Yurdun yakınındaki Botanik Bahçesinden
bir kare.. Müdavimi oldum oranın!
Okula Herkülle gittiğim zaman, parkın
içinden geçiyorum süzüle süzüle:::





Bu da sevgili zürafa abimin 'bana lolo yapma'
şeklinde ki bakışı...
Yusuf yusuf olmadım değil şahsen..
Kapımı çalsa başım üstünde yeri var..
Buyur abim der alırım içeriye...
( Nasıl olcaksa o ::)

>1

Evet an itibariyle, 1. ayı doldurmuş bulunmaktayım..
4 hafta 30 gün 720 saat 43.200 dakika 2.592.000 saniye.. Dile kolay...
Şöyle bir yazıların oranına baktım da bu yazıyla birlikte 34 olucak..
Bence hiç fena değil.. Tabi işin içine projeler girmek üzere bakalım
önümüzdeki ay sonunda ne olucak durum..30 civarlarında olur yine
tahminimce.. Of bunları döndüğümde okumak acaip zevkli olucak
sanırım.. Genç kız gibiyim yav günlük kıvamında hahah::
Neyse yatayım ben artık :S Görüşürüz::

Bolu'lu Ozy Usta!..

Yaşadığın mekandan kopmanın en güzel yanı, daha önce farketmediğin
yanlarını keşfetmek.. İsteyince herşeyin olabileceğini görmek..
Buraya geldim geleli tembel hayvan Ozy'den eser kalmadı sanki..
Mutfakla aram hep iyiydi de ( Burhan kadar olmasın;) )
böylesine afiyetle yiyebileceğim yemekler yapabileceğimi bilmiyordum..
Bugün ıspanak yaptım mesela.. Geçen gün de fırında sebzeli bişey
atmasyon.. Yarın kızartma yapıcam patlıcan kabak falan ::
Öbürgünde annemin kutsal tarifiyle pilav yapmaya çalışıcam.. Pirinç
aldım geçen gün Türk marketinden:D Bide barbunya konserve..
Ha bi de ''Ömüre Ömür Katar'' şeklindeki dandik sloganı ile
ÖMÜR YOĞURT aldım.. En sevdiğim üçlü.. Barbunya pilav yoğurt..
Hastasıyım.. Bu alttaki de mutfak serüvenim adına betimlediğim ben::

08.04.2008 08.04.2008 08.04.2008 08.04.2008 08.04.2008 08.04.2008 08.04.2008

1. ay bitmek bilmiyor.. Son yazımdan bugüne, 2 gün geçmiş.. Ama sanki
1 hafta gibi.. Acaip bi his o kadar yavaş geçiyor ki zaman..
Bu arada diyeceksiniz neden bitmesini istiyorsun 1. ayın bu kadar..
Oha lan 1 aydır buradayım diyebilmek için.. Daha önceki
en uzun yurt dışında kalma rekorumu kırabilmek için :S
Kendi kendime bi saplantı haline getirdim yani 1. ayı bitirmeyi...
Ve yeni bir hafta evet.. Dersler başladı.. Bugünki derse giren hocalar
hastaymış (?) Bir hocaya randevum vardı ders kredileri konusunda
yardım edicekti bana onunla buluştum..( Burda randevusuz suratına
bakmıyolar adamın :S:S çok garip..) Her neyse Konsept ve Tasarım
dersindeki konu 'Müzik'.. Evet çok geniş bir konu.. Geldiğim
günden beri düşünüyorum ne yapabilirim diye..Alp Burhan Öcalın
motion graphic bir klibini yapıyor mesela.. Kimisi kurumsal kimlik
kimisi Sahne ve Konsept tasarımı kimiside enstalasyon yapıyor..
Ve gariptirki bu dersi alan yüzlerce kişi var.. Ders 4 seans halinde
kendini birine kaydettirmek zorundasın:S Aynı ders, hem tipografi
hem tasarım hem de ilüstrasyon için alınabiliyor.. Ben ilüstrasyon ve
tasarım adına aldım dersi sanki ayrı iki dersmiş gibi..
Tam oturtmadım kafamda ama genel olarak Müzik hakkında söylenen
güzel sözleri ( Ünlüler olsun, anonim olsun çeşitli.. ) tipografik olarak
yorumlayarak bir seri halinde sunmayı düşünüyorum..
Belki bir kitap olabilir veya poster ya da kartpostal serisi..
Poster veya Kartpostal yaparsam eğer, çift yüzlü olucak.. Arkalarında da
o söz ve genel olarak müzik kavramını içeren ikonlar veya ilüstrasyonlar
olabilir.. Aynı dersin ilüstrasyon projesi için ise 2. sınıfta Korkut Hocam'la
yapıpta tamamlayamadığım ''Ünlü rock yıldızlarının ölümleri'' projesini
değişik bir şekilde yorumlayabilirim onu henüz düşünmedim..

Bu arada casuskokorec stickerları Emre tarafından asılmış bölüme duydum ki
:D pek bi sevindim reklamımız bile var artık::


Bu da merak edenler için tipik bir Köln
fotoğrafı ve arkada Dom zu Köln kilisesi.
Yağmur çamurda pek güzel fotoğraflar
çekemedim.. Netten ceterelececetereleve*
yaptiğim için kusura bakmayın.



( * son derece düzeysiz, sadece boş grafikerlerin
anlayabileceği saçma bir kelime espirisi..
espiri bile değil aslında.. silme gevezelik..)

Karambol bir haftasonu;

Cuma günü, başarısızlıkla sonuçlanan ''oturma izni'' maceramdan sonra,
Jurgen ve Anna ile buluşup, ''Seks Fuarı''na gittik.. Evet seks fuarı:D
Dortmund da, Westfalen denilen bölgesinde önemli bir fuar alanı var
Dortmund Messe adında.. İlk geldiğimde de böyle hediyelik eşya
fuarı gibi birşey vardı ona gitmiştim.. İnanılmaz büyük..
Oradaydı bu fuarda..Neyle karşılaşacağımızı bilmeden paraya kıydık
girdik içeriye.. Kas yığını abiler kapıda.. İçerde gayet erotik, gayet
kırmızı bir ambiyans..Garip garip heykeller falan :D
Fuar alanının ortasında 2 sahne yer alıyordu.. Birinde periyodik olarak
çeşitli showların yapıldığı ana sahne, birindede yaşlı amcaların sıraya
girerek 2. sınıf porno yıldızlarına dokunabilmek ve fotoğraf çektirebilmek
için bekledikleri ufak sahne.. 2. sınıf diyorum çünkü mega star değildi
hiç biri.. Zaten en ünlü porno yıldızlarının bir araya geldiği fuarlar, genelde
vip ötesi insanların, yüzlerce dolar ödeyerek girdikleri fuarlar oluyor:D
Ama güzeldi yani showlar..( Polis, Fbi, Yamyam karışımı bir Gayin showu
dışında!!:S) Bunun yanında binlerce dvd, binlerce oyuncak, binlerce
iç giyim ve kıyafet.. Bunların yanında en çok dikkatimi çeken,
20 - 70 yaş arası herkezin ( kimileri sevgilileriyle, kimileri arkadaşlarıyla)
sanki böyle bir organizasyonu her gün görüyorlarmışçasına sakin, rahat
ve kendileriyle barışık olmalarıydı..Vibratör alan gay yaşlı amca, süper
marketten elma alır gibi rahattı.. Öte yandan orta yaşlı bir kadın kendisi
için alışveriş yaparken, kocası kadınlarla fotoğraf çektiriyordu..
Genç bir kız, sevgilisine süpriz yapmak için birbirinden ilginç
iç çamaşırları alıyordu kendine.. Helal olsun ki...İşin bu tarafına saygı
duymak lazım.. Heralde böyle bir etkinlik ülkemizde olsa ( ki imkansız)
ya fuar alanı abazadan geçilmezdi yada olağan üstü tepki sonucu yıkılırdı
taşlarla sopalarla..

Hafta sonu ise Köln'deydim. Nrw bölgesinin, en büyük şehirlerinden biri..
Kocaman bir nehir ve üzerinde bir sürü köprü.. Bibirinden ilginç yapılar..
Bir günde tabiki baştan aşağı gezilmezdi ama o yağmurda ve fırtına da
görebildiğimiz kadar görmeye çalıştık.. Şehrin eski kısımları, beyoğlunu
andıran dar uzun sokağı, aşmış müzeleri ve tabi ki ''Dom zu Köln'' kilisesi..
Tren istasyonundan meydana çıktığımda, önümdeki karartıyı
farkettim ve kafamı kaldırdım.. Hani o anki hayretimi, kelimelerle ifade
edemem yani yalan.. Dom zu Köln.. Yapımı 600 yılda bitirilmiş düşünse-
nize.. O kadar büyük olmasına rağmen, her bir santimetrekaresi ayrıntılar
la dolu.. Gotik budur işte dedim.. Hele sivri çıkıntıların köşelerinden sarkan
gargoyle heykellerinin olaya kattığı dramatizmi size anlatamam..
Bunun yanında bir de çukulata müzesi vardı ki yağmur yüzünden geri
dönemedik.. Havalar güzelleştiğinde, Herkül ile günü birlik bir Köln
yapmayı düşünüyorum tekrar..
Gece de, Yurttaki İspanyol kızlardan birinin doğum günü partisi vardı.
Gaza gelip onlarca şişe şarap almışlar ve sangria hazırlamışlar..
Güzeldi doğrusu.. Arkada da İspanyol müzikleri.. Sonrasındada yakin
tiplerle benim odada geyik. (ingilizce geyik ne kadar sürüyosa tabi)
Doğum günü bahanesiyle İspanyol gecesi düzenlediler onu da anlamış
olduk:D Bizde yapsak burdaki Türklerle bi TÜRK gecesi hiç fena olmaz:D
Rakı falan içirsek bu tiplere çok komedi olmazmı ya of :D
1 aya yakındır yapmadığım 2 şeyi yaptım bide bu hafta sonu
1. dana eti yedim
2. kedi sevdim bugun :D sol elimi feda etsemde sevdim..Çok güzeldi..
( yazılarımın gidişatından delirmek üzere olduğumu sanabilirsiniz
daha delirmedim erken:: )

Birinci ayın sonuna gelirken;

Oturma iznini hala alabilmiş değilim :D çok batmaya başladı bu durum..
Bir belge eksik diye basmıyorlar damgayı pasaporta..Bu hafta sanırım
onun peşinde koşmalıyım.. Of herşey o kadar yavaş ilerliyorki..
Hiç bu kadar uzun bi ay yaşamamıştım.. Hala ilk ayımı tamamlayabilmiş
değilim :D 1 gün 3 gün gibi geçiyo resmen :S:S
1. ayın sonuna yaklaşırken, çekirdek arkadaş grubumu oluşturmuş
bulunmaktayım. İlk günlerden İsrailli Anna, Avusturyali Jürgen,
( Jürgen ismi çok yaygın bu arada.. Almanların Ahmet'i Mehmet'i gibi::)
Finlandiyalı Hanna, Amerikalı Laila ve Will, Fransız Lou.
Of çok değişik bunun yanında, Hintlisinden Faslısına, Afrikalısından
Kazağına o kadar çok insan varki.. Bunca güzelliğin yanında tek sorun
ana dilin, İngilizce olması.. İyi güzel ama Almanyada, Almancamın da iler-
lemesini isterim:) o yüzden bu hafta içi ''sprache bar'' adındaki mekana
gidicem.. Mekanın konsepti, tamamen dil ilerletmek isteyen insanları
bir araya getirmek üzerine kurulu.. Bir bar böyle her masada başka dil
konuşuluyo falan.. Güzelmiş baya bir bakıcam..
Şu birinci ay bitsin, dersler rutine otursun, bir kaç ay tadından yenmez..
Hele bi de havalar ısınsa..