. Huysuz yaslilar, aglayan bebekler, mizmiz cocuklar esliginde trende
yerimizi almamiz ve 12 saatlik yol iskencesi...
. Seville´ya varir varmaz " Haci Gazabettin Sicaklari" na maruz kalmamiz
ve kendimizi tehlikede hissetmemiz...
. Mukemmel Seville mimarisi.. Endulus kentlerinin cicegi bocegi...
. Kucuk bir porsiyonda olsa, paella denen yemegi yemek.. ( deniz mahsullu pilav..)
. Karsilastigimiz en iyi hostelde kalmak... Cennetten bir kose ve hersey bedava..
( internet - temiz carsaf, cay, su hersey... )
. Birbirinden guzel insanlar...
. Sehrin nehir kiyisinda yururken bir Turk grubu ile karsilasmak ve birlikte
sangria icmek..
. O sirada, Turk insanini cok ozledigini farketmek ama o kadar yogun geyigi bir anda
kaldiramamak...
. Hostele donup, Italyan arkadaslarimla uyumak...
. Sehirdeki herseyin , Arap - Ispanyol kirmasi olmasi.. ( Insanlar, binalar, mekanlar...)
. Ayagimin su toplayan yerinin bir daha su toplamasi...
. Lisbon trenini kil payi kacirmak ve kardesimin cinnet gecirmesi...
. Parayi korumaya calistikca, ordan burdan gitmesi ve bizi sinir etmesi...
. Interrailin, sokakta yatip ekmek yemedikce cokta ucuz birsey olmamasi...
. Yine de avrupayi gezmenin en mantikli yolu olmasi...
. Kafalari bozup Cadiz denen korfez kasabasina gitmek
. Turistik bir yer olmadigi icin hostel bulamamak ve careyi, karayip´lere bakan
bir okyanus plajinda uyumakta bulmak:S
. Haftasonluguna esini dostunu toparlayip sahilde masalar sandalyelerle
gece piknigi yapan cingenemsi Ispanyollar ve cilginca eglenmeleri...
. Ilk tren ile Seville´ya, oradan da Madride gelmek..
. Tipki Turkiye de oldugu gibi, burada da ulasim araclarinda ekranlarda, tirt
filmler gosterilmesi...
. Bir haftadir ayni pantalonu giydigimi hatirlayinca stres olmak, gerilmek..
. Bana Ankarayi hatirlatan ( bilmiyorum neden ) Madrid´e varmak ve Lisbon
trenini beklemek, beklemek...beklemekk....