Nedir bu laf yav herkezin dilinde diye dusunurdum.. I amsterdam diye
bi slogani var Amsterdamın... Resmen slogan bu birçok kampanyada
reklamda kullanilan.. Evet gittim ve gördüm.. Bende i amsterdam dedim
sonunda... Aradigin her renk her tip her malzeme var resmen..
Acaip bir enerji.. Ardisik dar apartmanciklar, her biri birbirinden ayri
bir havaya sahip kanallar, birbirinden guzel bisikletler..
( Bu arada sokaklar, adeta bir acik hava afis sergisi.. Tasarim insanlarin
hayatina bu kadarmi girmis olabilir.. Belki yaklasik 30 tane yururken
durup kaldigim ve fotografini cektigim afis vardir.. Bunlardan 10 tanesi-
ni secip koyacagim bloga.. Ama secmek cok zor:: bilmiyorum..)
Klasik avanak turist modunda bir harita edinip merkezi gezmeye
calistiktan sonra hostel aramaya koyulduk.. Havalarda acaip guzel oldu-
gu icin hostel bulmak imkansiz gibiydi neredeyse.. Danistigimiz rehberin
tavsiye ettigi hostele kayit yaptirdik ve gezmeye devam ettik.:.:.
Tavsiye ettigi buysa tavsiye etmedigi ne acaba diye merak ettim cunku
acaip pisti kaldigimiz hostel.. Hele hele verilen paraya gore.. Neyse
at gibi yorgun oldugum icin umursamadim yorgandaki 5 farkli ten koku
sunu ve saclari.. Ertesi gunu yer bulamama sendromundan sonra gaza
geldik ve bisikletleri kiralayip sehri kose bucak gezdik.. Hatta ezberledik..
Bisiklet demisken.. Sanırım sehirde kisi basina 4 bisiklet falan dusuyo..
Bisiklet coplugu adeta sokaklar.. Yani copluk dedigim bal dok yala tabi
hepsi.. Hollanda bisikletleri, 'dutch bicycle' adiyla gecen ozel bisikletler..
Acaip agir, uzun yollar icin degil ama buna ragmen acaip goz alici, acaip
sade.. Fren sistemleri bizimki gibi elden sikmali degil.. Pedali geriye cevir
meniz gerekiyo.. Evet biraz dumur ediciydi ilk basta 4-5 kaza riski atlattik
tan sona *ke*ke alistim kullanmaya... Havanin guzelligi ve hostellerin
ucuk fiyatlari aklimiza bir fikir getirdi.. '' Kamp yapmak''.. Arkadas ilerde
de kullanabilecegi bir cadir aldi ilk once ve bisikletlerle, amsterdam manza
rali olaganustu yesillik kamp alanina gittik.. O kadar garipti ki o duygu..
Hani amsterdami bir turist gibi gezmeye gitmisken, kendimizi bir anda
zaten amsterdamda yasayan fakat sehirden sikilmis ve kamp yapmaya
giden 4 tipmis gibi hissettik.. Yerlesip cadiri kurduktan sonra ormanda
ciplak ayakla ve sortla bisiklete binmek, cimlere uzanmak ahirlardaki
hayvanlari izlemek, gece kizarmis tavuk hollanda birası ve dunyanin en
dandik poi ceviren adami.. Evet adam gaza gelmis deri pantalon falan
giymis degisik kiyafetler giymis poi ceviricek atesli falan... Adam kendini
yakiyordu yav.. Gunun yorgunluguyla adamin saclarini yanarken gormek
bi garip yapti beni.. Birbirimize baktik arkadaslarla ve birsey soylemeden
adami izlemeye devam ettik baygin baygin... Bu arada kamp yaptik dediy
sek kapma dair bi cadirimiz vardi:: Gotum dondu diyebilirim gece uyurken..
Ertesi gunu bisikletleri iade ettikten sonra Amerikali bi arkadasin ailesiyle
bulustuk onlarda is icinmi ne gelmisler.. Ondan sonra da sehirdeki gormedi
gimiz mekanlari gorerek turu noktaladik.. Yorucu ve garip bir haftasonuydu
boyle tatilin icinde ufak bir tatildi o kamp falan acaip guzeldi yav.. Guneste
baya yakti saolsun.. Yaz tatilinden donmus gibi geri geldim dortmunda..
Bu arada hollanda peyniri derim baska bisey demem... Bide sunu anladim;
Bazen bir sehrin yabancisi bir turist gibi her yeri o iki gunde gormeye calisa-
rak degil de, sanki oraliymis gibi davranarak, gunluk faliyetler yaparak
sakin olarak daha cok egleniyo insan :S boyle bi kaniya vardim.. Neyse::
yarin gorusuruz::




