Cuma günü, başarısızlıkla sonuçlanan ''oturma izni'' maceramdan sonra,
Jurgen ve Anna ile buluşup, ''Seks Fuarı''na gittik.. Evet seks fuarı:D
Dortmund da, Westfalen denilen bölgesinde önemli bir fuar alanı var
Dortmund Messe adında.. İlk geldiğimde de böyle hediyelik eşya
fuarı gibi birşey vardı ona gitmiştim.. İnanılmaz büyük..
Oradaydı bu fuarda..Neyle karşılaşacağımızı bilmeden paraya kıydık
girdik içeriye.. Kas yığını abiler kapıda.. İçerde gayet erotik, gayet
kırmızı bir ambiyans..Garip garip heykeller falan :D
Fuar alanının ortasında 2 sahne yer alıyordu.. Birinde periyodik olarak
çeşitli showların yapıldığı ana sahne, birindede yaşlı amcaların sıraya
girerek 2. sınıf porno yıldızlarına dokunabilmek ve fotoğraf çektirebilmek
için bekledikleri ufak sahne.. 2. sınıf diyorum çünkü mega star değildi
hiç biri.. Zaten en ünlü porno yıldızlarının bir araya geldiği fuarlar, genelde
vip ötesi insanların, yüzlerce dolar ödeyerek girdikleri fuarlar oluyor:D
Ama güzeldi yani showlar..( Polis, Fbi, Yamyam karışımı bir Gayin showu
dışında!!:S) Bunun yanında binlerce dvd, binlerce oyuncak, binlerce
iç giyim ve kıyafet.. Bunların yanında en çok dikkatimi çeken,
20 - 70 yaş arası herkezin ( kimileri sevgilileriyle, kimileri arkadaşlarıyla)
sanki böyle bir organizasyonu her gün görüyorlarmışçasına sakin, rahat
ve kendileriyle barışık olmalarıydı..Vibratör alan gay yaşlı amca, süper
marketten elma alır gibi rahattı.. Öte yandan orta yaşlı bir kadın kendisi
için alışveriş yaparken, kocası kadınlarla fotoğraf çektiriyordu..
Genç bir kız, sevgilisine süpriz yapmak için birbirinden ilginç
iç çamaşırları alıyordu kendine.. Helal olsun ki...İşin bu tarafına saygı
duymak lazım.. Heralde böyle bir etkinlik ülkemizde olsa ( ki imkansız)
ya fuar alanı abazadan geçilmezdi yada olağan üstü tepki sonucu yıkılırdı
taşlarla sopalarla..
Hafta sonu ise Köln'deydim. Nrw bölgesinin, en büyük şehirlerinden biri..
Kocaman bir nehir ve üzerinde bir sürü köprü.. Bibirinden ilginç yapılar..
Bir günde tabiki baştan aşağı gezilmezdi ama o yağmurda ve fırtına da
görebildiğimiz kadar görmeye çalıştık.. Şehrin eski kısımları, beyoğlunu
andıran dar uzun sokağı, aşmış müzeleri ve tabi ki ''Dom zu Köln'' kilisesi..
Tren istasyonundan meydana çıktığımda, önümdeki karartıyı
farkettim ve kafamı kaldırdım.. Hani o anki hayretimi, kelimelerle ifade
edemem yani yalan.. Dom zu Köln.. Yapımı 600 yılda bitirilmiş düşünse-
nize.. O kadar büyük olmasına rağmen, her bir santimetrekaresi ayrıntılar
la dolu.. Gotik budur işte dedim.. Hele sivri çıkıntıların köşelerinden sarkan
gargoyle heykellerinin olaya kattığı dramatizmi size anlatamam..
Bunun yanında bir de çukulata müzesi vardı ki yağmur yüzünden geri
dönemedik.. Havalar güzelleştiğinde, Herkül ile günü birlik bir Köln
yapmayı düşünüyorum tekrar..
Gece de, Yurttaki İspanyol kızlardan birinin doğum günü partisi vardı.
Gaza gelip onlarca şişe şarap almışlar ve sangria hazırlamışlar..
Güzeldi doğrusu.. Arkada da İspanyol müzikleri.. Sonrasındada yakin
tiplerle benim odada geyik. (ingilizce geyik ne kadar sürüyosa tabi)
Doğum günü bahanesiyle İspanyol gecesi düzenlediler onu da anlamış
olduk:D Bizde yapsak burdaki Türklerle bi TÜRK gecesi hiç fena olmaz:D
Rakı falan içirsek bu tiplere çok komedi olmazmı ya of :D
1 aya yakındır yapmadığım 2 şeyi yaptım bide bu hafta sonu
1. dana eti yedim
2. kedi sevdim bugun :D sol elimi feda etsemde sevdim..Çok güzeldi..
( yazılarımın gidişatından delirmek üzere olduğumu sanabilirsiniz
daha delirmedim erken:: )